Be able to

 

kitaplik2

 

 

 

Be able to Konu Anlatımı

Özne (Subject)Be (am-is-are)ablemastar(to infinitive)

 

Yetenek, beceri ile ilgili bir konuyu ifade etmek için be able to yapısını kullanıyoruz.
İngilizce’de beceri ve yenetek ifade ederken aynı zamanda Can ve Could’u da
kullanmaktayız. Ancak aralarında kullanımları açısından fark var. Be able to yapısı
“Can ve Could” dışında diğer modallarla kullanılabilir. Aşağıdaki tabloyu inceleyelim.
(Tabloda be able to’nun tüm zamanlarda kullanılabildiği gözükmekte, ancak be able to’nun Geniş Zaman kullanımının daha çok resmi ifadelerde kullanıldığına ve günlük dilde Geniş Zaman cümlelerinde kullanılmadığına dikkat edelim)

Be able to ve Can Arasında Ne fark Var ?

Kullanım
be able to Tüm zamanlarda
can Geniş zamanda
couldGeçmiş zamandaki yetenekte

I am able to speak five different languages
Dört farklı dilde konuşabilirim

I am able to finish projects on time.
Projeleri zamanında bitirebilirim.

I am able to see more clearly than others are able
Diğerlerinden daha iyi görebilirim

I am able to dream
Hayal kurabilirim

I am able to be patient
Sabırlı olabilirim

Through music I am able to express my feelings
Müzik yoluyla duygularımı ifade edebilirim

I am able to read my homework
Ev ödevimi okuyabilirim

I am able to solve difficult problems
Zor problemleri çözebilirim

I haven’t been able to get any more information about it
Onun hakkında hiç bir bilgi alamadım

I haven’t been able to do it on my own
Kendi başıma bunu yapamadım

I will be able to handle it
Bunun üstesinden gelebileceğim

You will be able to improve your skills in the following ways from reading this book
Bu kitabı okuyarak aşağıdaki şekillerde becerilerinizi geliştirebileceksiniz.

I was  able to help other people
Diğer insanlara yardım edebildim

Will you be able to provide us with a room with balcony ?
Bize balkonlu bir oda temin edebilecek misiniz ?
Bize balkonlu bir oda temin edebilir misiniz ?

He wanted to know how I was able to get away from them
Onlardan nasıl kurtulduğumu öğrenmek istedi

He was able to see his friends when they came in
Onlar içeri girdiğinde o arkadaşlarını görebildi

I was able to thank him
Ona teşekkür edebildim

We were able to travel to Africa
Afrika’yı gezebildik
they were able to give me information about the family backgrounds of the boys
Çocukların ailelerinin geçmişleri hakkında bana bilgi verebildiler

DETAYLI SİMPLE PRESENT ANLATIMI

DETAYLI ADVERBS( ZARFLAR) ANLATIMI

DETAYLI ADJECTİVES (SIFATLAR) ANLATIMI

DETAYLI İN-ON- AT ANLATIMI

TÜM TESTLER