İngilizce Atasözleri

Sitemizde genel İngilizce Dilbilgisi konularının yanında, İngilizce atasözlerini (proverbs) de türkçeleri ile birlikte anlatacağız. İngilizce atasözleri bir konuyu uzun uzadıya anlatmak yerine, kısa ve güçlü bir şekilde düşüncelerimizi karşı tarafa aktarma imkanı sağlar. Diğer bütün dillerde olduğu gibi İngilizce atasözleri de günlük dilde sıklıkla kullanılır. İngilizce atasözlerini öğrenirken içinde geçen kelime ve fiilleri öğrenmemiz, onların anlamlarını
öğrenmede kolaylık sağlayacaktır.

Hope for the best, but prepare for the worst
En iyisini umut et, en kötüsüne hazırlan

Better late than never
Geç olsun güç olmasın

Two wrongs don’t make a right
Kötülüğe kötülükle karşılık verilmez
İki yanlış bir doğru yapmaz

The pen is mightier than the sword
Kalem kılıçtan keskindir

When in Rome, do as the Romans
Roma’da Romalılar gibi davran

No man is an island
İnsan insana muhtaçtır

Fortune favors the bold
Şans cesurların yanındadır

People who live in glass houses should not throw stones
Cam evde yaşayanlar taş atmamalıdırlar

The squeaky wheel gets the grease
Ağlamayana mama yok

When the going gets tough, the tough get going
İşler kötüye gidiyorsa daha çok çalış

You can’t make an omelet without breaking a few eggs
Düşman kazanmadan büyük işler yapamazsınız

God helps those who help themselves
Sen önce işin gereğini yap, yeni kapılar açılacaktır

Birds of a feather flock together
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş

A picture is worth a thousand words
Bir resim bin kelimeden güçlüdür

There’s no such thing as a free lunch
Ücretsiz görünen şeyler aslından pahalıdır

There’s no place like home
Kendi eviniz gibisi yoktur

Discretion is the greater part of valor
Tedbir, cesaretin en büyük parçasıdır

The early bird catches the worm
Erken kalkan yol alır

Never look a gift horse in the mouth
Hediye gelen atın dişine bakılmaz

Keep your friends close and your enemies closer
Düşmanlarınıza dostlarınızdan daha yakın olun
( ki böylelikle sizin için ne düşündüklerini bilin)

If you want something done right, you have to do it yourself
Bir şeyin iyi yapılmasını istiyorsan, kendin yap

Don’t count your chickens before they hatch
Dereyi görmeden paçaları sıvama

You can lead a horse to water, but you can’t make him drink
Birine öğüt vermek, onun dinleyeceği anlamına gelmez

Absence makes the heart grow fonder
Bir insanın değeri yokluğunda belli olur

Honesty is the best policy
Dürüstlük en iyi politikadır

Two wrongs don’t make a right
İki yanlış bir doğru etmez)
(Kötülüğe kötülükle karşılık verme)

If you want something done right, you have to do it yourself.
Bir işin doğru yapılmasını istiyorsan, kendin yap

The grass is always greener on the other side of the hill
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür