İngilizce Deyimler

kitaplik2

 

İngilizce Deyimler (Idioms)

 

1-

2-

3-

İngilizce deyimler konusu yeni öğrenmeye başlayanların en zorlandığı konulardan biridir. İngilizce deyimleri tek tek kelime anlamıyla anlayabilmemiz mümkün değil. Onları ancak bir bütün olarak ele alarak ve Türkçe karşılıkları ile öğrenebiliriz. İngilizce deyimler
konusunda, yeni başlayanlar için İngilizce’de en çok kullanılanları hazırlayacağız.

İngilizce deyimlerde geçen kelimelerin anlamlarını öğrenmemizin, onların anlamlarını daha iyi kavrama ve hatırlamamızda bize yardımcı olacağı unutulmamalı.

İngilizcederskitabi.com’da ingilizce deyimler ve türkçe anlamlarını pdf olarak hazırlamadık çünkü bunun yerine interaktif testlerle ingilizce deyimler ve atasözlerini çalışmanın daha yararlı olacağını düşünüyoruz. Öncelikli amacımız zaman içinde ingilizce deyimler listesi ve daha sonrada İngilizce deyimler sözlüğü oluşturmak. İngilizce deyimlerin anlamlarını bilmek önemli şüphesiz ancak biz biliyoruz ki bunları kullanmadığımız sürece zaman içinde unutulacak. Bu yüzden interaktif testleri çözmenin daha yararlı olacağını düşünüyoruz.

Be glad to see the back of
Sevmediği birinin gitmesine sevinmek

Beat around the bush
Lafı dolaştırmak

Best of both worlds
Her durumda kazançlı çıkmak

A hot potato
zor ve tartışmalı konu

A penny for your thoughts
Ne düşünüyorsun ?

Actions speak louder than words
Yaptığın söylediklerinden daha önemlidir

Add insult to injury
yaptığın şeyle birinin durumunu daha da kötüleştirmek

Back to the drawing board
Yeniden başlama, sil baştan

Ball is in your court
Top sende (ne yapacaksan yap)

Barking up the wrong tree
Hatayı yanlış yerde aramak

At the drop of a hat
Hemen, aniden

Cross that bridge when you come to it
Problemleri önceliğine göre çöz

Cry over spilt milk
Boş yere yakınma (üzülme)

Best thing since sliced bread
iyi fikir/iyi düşünce

Bite off more than you can chew
Yapamayacağı işi üstlenmek

Blessing in disguise
Umulmadık iyilik

Can’t judge a book by its cover
Olayın dış görünüşüne göre yargılama

Caught between two stools
İki arada bir derede kalmak

Costs an arm and a leg
Aşırı pahalı

Burn the midnight oil
Geç saate kadar çalışmak

Don’t put all your eggs in one basket
Tüm yumurtaları aynı sepete koyma

Curiosity killed the cat
Merak kediyi öldürür

Cut corners
İşin kolayına kaçmak

Cut the mustard
Başarıya ulaşmak

Devil’s Advocate
Şeytanın avukatı

Don’t count your chickens before the eggs have hatched
Dereyi görmeden paçaları sıvama

Every cloud has a silver lining
Her felakette bir hayır vardır

Let sleeping dogs lie
Uyuyan yılana dokunma

Let the cat out of the bag
Ağzındaki baklayı çıkarmak

Make a long story short
Asıl mevzuya gel

Method to my madness
Tuhaf görünebilir ama yaptığımın mantıklı bir
sebebi var

Don’t miss the boat
Fırsatı kaçırma

Off one’s rocker
Dengesiz, çatlak

On the ball
Mevzuyu anlamak

Elvis has left the building
Herşey bitti

Give the benefit of the doubt
Kanıt olmadan birinin sözüne inanmak

Feel a bit under the weather
Biraz hasta hissetmek

Hear it on the grapevine
Dedikodu olarak duymak

Hit the nail on the head
Taşı gediğine oturtmak

Taste of his own medicine
Ne ekersen onu biçersin

Fine-tooth comb
İnce eleyip sık dokumak
Detaylarıyla incelemek

Think on your feet
Çabuk karar vermek

Sail through something
Kolay bir şekilde üstesinden gelmek

Tricks of the trade
Bir işte uzman olmak

It takes two to tango
Tango yapmak için iki kişi gerekir

Once in a blue moon
Kırk yılda bir

See eye to eye
Anlaştık ( bir konu hakkında)

Last straw
Bardağı taşıran son damla

How’s tricks?
Nasıl gidiyor?

Have a good one
İyi günler

long time no see
Görüşmeyeli uzun zaman oldu

(I’d) better be going
artık gitsem iyi olur

Take it easy
Sakin ol/acele etme

Mind how you go
Kendine iyi bak

Catch you later
Sonra görüşürüz

Devam edecek..

Phrasal Verbs’ler Nasıl Kullanılır

Türkçeleri ile İngilizce Hikayeler

DETAYLI SİMPLE PRESENT ANLATIMI

TEOG KONU ANLATIMI

TÜM TESTLER