Irregular verbs list türkçe

kitaplik2

 

Irregular Verbs Listesi (İngilizce Düzensiz Fiiller Türkçesi)  TEOG  LYS  YDS

İngilizcederskitabi.com’da İngilizce düzensiz fiiller ve anlamlarını kolay çalışılabilmesi için interaktif olarak hazırladık. İngilizce düzensiz fiiller ve anlamlarını öğrenmek için tek yapmanız gereken uygulamalardaki “Turn” yazısına tıklayarak İngilizce düzensiz fiillerin ikinci ve üçüncü hallerini görebilirsiniz.

1-


2-

3-

4-

5-

6-

7-

8-

9-

10- 

11-

12-

13-

14- 

 

 

Irregular Verbs List (Düzensiz Fiiller) İngilizce öğrenenlerin MUTLAKA öğrenmesi gereken
bir konudur. Peki İngilizce Irregular Verbs ne işimize yarar İngilizce öğrenirken ?
Regular Irregular Verbs (Düzenli ve Düzensiz Fiiller) İngilizce cümle kurabilmemiz için
zorunludurlar. Düzenli fiillerin çekimlerini nasıl yapacağımızı öğrenmemiz gayet kolaydır.
Ancak düzensiz fiilleri öğrenebilmemiz için biraz çalışmamız gerekiyor. Biliyoruz bu liste
yeni başlayanlar için göz korkutucu olabilir. Tavsiyemiz listeyi sık sık okuyarak tekrar
ederken, her gün iki üç tanesini mastar, simple past ve past participle ( Yani V1-V2-V3)
hallerini öğrenmeniz ve bu öğrenmeyi sürece yaymanız. Şimdi bu listenin ne işi yaradığına
göz atalım. Listemizdeki fiilleri cümle içinde kullanmaya, değişik zamanlarda aynı fiili
kullanmaya gayret edelim. Irregular verb öğrenim süreci için kesinlikle acele etmeyin,
kendinize zaman tanıyın ! Özellikle yaşı küçük olan öğrencilerin bu listeyi tam olarak
öğrenmesinde büyük yarar var.

Fiilin Mastar hali (V1) ne işe yarar ?

Mastar halini yalın olarak kullanırsak “Emir Cümlesi” elde ederiz.

Give me the keys (Anahtarları bana ver/verin)

Have a seat, please (Oturun/uz lütfen)

Mastar halini Simple Present, Present Continuous, Simple Future Tense
ve bir çok Modal Kip yardımcılarında kullanırız.

Simple Past hali (V2) ne işe yarar ?

Simple Past (Di’li Geçmiş Zaman) cümleleri oluştururken kullanırız. Fiillerin V2 hallerini bilmiyorsak bu cümleleri oluşturmamız mümkün değildir.

I went to market yesterday( go-went-gone) ( Dün markete gittim)

I slept all day (sleep)
Bütün gün uyudum

I explained the situation to him
Ona durumu açıkladım

Past Participle hali (V3) ne işe yarar ?

Present Perfect, Past Perfect Tense ve bir çok Modal Kip Yardımcısının geçmiş zaman
kullanımlarında Past Participle (V3) kullanılır.

I had slept all day

he had done his homework

Then she had gone upstairs

Regular (Düzenli) ve Irregular (Düzensiz) Fiil Arasındaki Fark 

Düzenli bir fiille cümle kurduğumuzda şu şekilde oluyor.

I walk to the train station (Geniş Zaman)
I am walking to the train station every day (Şimdiki Zaman)
I walked to the train station yesterday Simple Past
I have walked to the train station all well Present Perfect

Irregular (Düzensiz) bir fiille, örneğin drink fiiliyle cümle
kurduğumuzda fiillerdeki değişime dikkat! Geniş zamanda drink,
Simple Past Tense’de drank ve Present Perfect’de drunk olduğunu
biliyor olmamız gerekiyor ki cümleyi doğru kurabilelim.

I drink milk every night
I drank milk at lunch
I have drunk too much

Irregular Verbs’ün Önemi

İngilizce’ye yeni başlayanların çoğu bu konunun
ne kadar önemli olduğunun farkında değildir.
İngilizce’de kullanılan fiillerin yaklaşık % 3’ü
Irregular olmakla beraber, durum en çok kullanılan
fiillere geldiğinde, listenin en üstündeki 10 fiilde
Irregular’dır. Kısaca bir göz attığımızda Irregular
fiillerin önemi hemen anlaşılmaktadır.

To be
To do
To say
To have
To get
To give
To see
To take
To go
To come

Infinitive (Mastar)
V1
Simple Past
V2
Past Participle
V3
 
awake:uyandırmakawokeawoken
arise: ortaya çıkmak arosearisen
be: olmakwas- werebeen
bear: dayanmakboreborn
beat: dövmek, vurmak beatbeaten
become: olmak becamebecome
begin: başlamakbegan begun
bend: eğmek, eğilmekbentbent
bet: bahse girmekbetbet
bid: teklif vermekbidbid
bind: bağlamak, ciltlemek bound bound
bite : ısırmak, sokmak bitbitten
bleed: kanamakbledbled
blow: üflemek, esmek blewblown
break: kırmak, ara vermek brokebroken
bring: getirmekbrought brought
broadcast: yayın yapmakbroadcastbroadcast
build: inşa etmek builtbuilt
burn: yakmak, yanmakburned/ burntburned/ burnt
burst: patlamakburstburst
buy: satın almakboughtbought
cast: fırlatmak, atmakcastcast
catch: yakalamak caughtcaught
choose: seçmek chosechosen
come: gelmek camecome
cost: tutmak costcost
creep: sokulmakcreptcrept
cut: kesmekcutcut
daydream:hayal kurmakdaydreamed/daydreamtdaydreamed/daydreamt
deal : ilgilenmekdealtdealt
dig: kazmakdugdug
do: yapmakdiddone
draw: çizmek drewdrawn
dream: rüya görmekdreamed/ dreamtdreamed/ dreamt
drive: sürmek drovedriven
drink: içmek drankdrunk
eat: yemekate eaten
fall: düşmekfell fallen
feed : beslemekfedfed
feel: hissetmekfeltfelt
fight: savaşmakfoughtfought
fling : fırlatmak flungflung
find: bulmakfoundfound
fly: uçmak flewflown
forget: unutmak forgotforgotten
forgive: affetmekforgave forgiven
freeze: donmak frozefrozen
get: almakgotgot ( gotten)
give : vermekgavegiven
go: gitmek wentgone
grow: büyümek grewgrown
handwrite : el ile yazmakhandwrotehandwritten
hang: asmak hunghung
have: sahip olmak hadhad
hear: duymak heardheard
hide : saklamak hidhidden
hit: vurmakhithit
hold: tutmakheldheld
hurt: acıtmak-hurthurt
inlay: kakmak inlaidinlaid
input: bilgisayara girmek (bilgi) input/inputtedinput/inputted
keep: tutmak keptkept
kneel: diz çökmek knelt/kneeledknelt/kneeled
knit: örmekknitted/knit knitted/knit
know: bilmek, tanımakknew known
lay: yatmaklaidlaid
lead: öncülük etmekleaned/leant leaned/leant
lean: eğilmek lain lain
learn: öğrenmeklearned/learntlearned/learnt
leave: ayrılmakleftleft
lend: borç vermek lent lent
let: izin vermekletlet
lie: yalan söylemek laylain
lose: kaybetmek lost lost
make: yapmakmademade
mean: kastetmek meantmeant
meet: karşılaşmak metmet
misunderstand: yanlış anlamak misunderstood misunderstood
misspell : imla hatası yapmakmisspelled/misspelt misspelled/misspelt
pay : ödemekpaidpaid
put: koymakputput
read: okumakreadread
ride : sürmekroderidden
ring : çalmak rangrung
rise : yükselmek roserisen
run : koşmak ranrun
say: söylemeksaid said
see: görmek sawseen
sell : satmaksoldsold
send: göndermeksentsent
show: sahnelemekshowed showed/ shown
shut: kapamakshutshut
sing : söylemek sangsung
sit: oturmaksatsat
sleep: uyumak sleptslept
speak: konuşmak spokespoken
spend: harcamakspentspent
stand: ayakta durmak stood stood
swim: yüzmek swamswum
take : almak tooktaken
teach: öğretmektaughttaught
tear : yırtmaktoretorn
tell: söylemektoldtold
think: düşünmekthoughtthought
throw: fırlatmak threwthrown
understand: anlamak understoodunderstood
wake: uyanmak wokewoken
wear: giymek woreworn
win: kazanmakwonwon
write: yazmak wrotewritten

 

DETAYLI SİMPLE PRESENT ANLATIMI

DETAYLI SİMPLE PAST ANLATIMI

TEOG KONU ANLATIMI

LYS KONU ANLATIMI

İNGİLİZCE EĞİTİCİ OYUNLAR