Modals Konu Anlatımı

 

 

Modals Konu Anlatımı Türkçe   TEOG  LYS  YDS

 

1-

2-

3-

4-

5-

6- 

7-

8- 

9-

10-

11-

12-

13-

 

 

İngilizce Ders Kitabımızda (yani sitemizde) Modals konu anlatımına geçmeden önce
İngilizce’de modals kullanımının çok yaygın olduğunu ve bu yüzden İngilizce modals             konusu üzerinde özellikle durmamız gerektiğinin altını çizmek istiyoruz. İngilizce Ders           Kitabımızda Modals konu anlatımının içeriğinde “Past modals”, “Perfect modals”,                     Present Modals ve diğer konuları bulabilirsiniz. Ayrıca konuyu pekiştirebilmek için
Modals konu anlatımının hemen altında konu testlerini (Modals exercises-İngilizce                   modals test) çözebilirsiniz. Modals ile ilgili sayfamız  YDS Modals konu anlatımı ve                     YDS modals testlerini de kapsamaktadır.

Modal Verbs Konu Anlatımı-Kip Yardımcıları

Modals yardımcıları bir fiille birleşerek, zorunluluk, gereklilik, izin isteme, belirsizlik, yetenek, yasaklama gibi ifadelerin anlamını pekiştirmek için kullanılırlar. İngilizce modal verbs’ler İngilizce’de çok yaygın olarak kullanılmakta olduğundan modals konu anlatımını sizler için hazırladık. İngilizce “Can”, “Could”, “Would” vb ne demek konu anlatımları/kullanımları ve örnek cümleleri ile aşağıda bulabilirsiniz.

 

Olumlu Hali Olumsuz Hali Kısa Kullanım
Can Can not Can’t
May May not
Could Could not Couldn’t
Should Should not Shouldn’t
Would Would not Wouldn’t
Ought to Ought not to Oughtn’t
Shall Shall not Shan’t
Must Must not Musn’t
Might Might not
Have to
Need Need not Needn’t

Can Konu Anlatımı

Özne+Can+Verb1+Nesne

Fiil daima V1 olarak kullanılmalıdır. Soru şeklinde Can cümlenin başına getirilir. Olumsuz cümlede ise olumsuzluk eki “Can” den sonra “Not” getirilmelidir. İngilizce’de öğrenilmesi en kolay konulardan biridir. Günlük dilde sıklıkla kullanılır. İhtimal, Yetenek, Yetersizlik, İstek/Rica, İzin isteme, genelleme, imkansızlık ve uygunluk ile cümleleride Can’i kullanabiliriz.

Can Örnek Cümleler

I can do that
Bunu yapabilirim

I can help you
Size yardım edebilirim

They can’t help us!
Onlar bize yardım edemez

I can not accept it
Bunu kabul edemem

I can not find it
Onu bulamam

we can not trust even our own feelings
Kendi hislerimize bile güvenemeyiz

Can you do it for me?
Bunu benim için yapabilir misin ?

Can you hear me now ?
Şimdi beni duyabiliyor musun ?

 İhtimal

It can be very hot in spring.  (Baharda hava çok sıcak olabilir.)

The increase in global temperature can be higher than
what EU scientists expected
Küresel sıcaklıktaki artış, avrupalı bilim adamlarının
beklediğinden daha yüksek olabilir

Every one-degree Celsius rise in average global temperature
can reduce the world’s grain yields by 10 percent
Ortalama küresel sıcaklıktaki her bir derece artış, dünya
tahıl üretimini yüzde 10 azaltabilir

 Yetenek

I can play basketball. (Basketbol oynayabilirim.)
I can speak English ( İngilizce konuşabilirim)

I can do that
Bunu yapabilirim

I can drive a train
Tren sürebilirim

I can lift heavy weights
Ağır yükleri kaldırabilirim

I can cook Chinese food
Çin yemekleri yapabilirim

I can make toys for them
Onlar için oyuncak yapabilirim

Yetersizlik

I can not drive a car. (Araba süremem.)

I can’t play chess!
Satranç oynayamam

I can’t play the guitar
Gitar çalamam

I can’t play piano
Piano çalamam

I can’t play football very well
Çok iyi futbol oynayamam

I can’t fly!
Uçamam

İstek/Rica

İsteklerimizi can ile kibar bir şekilde dile getirebiliriz. Ancak “Would you” ve                                 “Could you” kalıpları ile daha kibar ifade edebileceğimizi unutmayalım.

Can you help me? (Bana yardım eder misin ?)

Can you carry this box?
Bu kutuyu taşıyabilir misin ?

Can you call me later?
Beni daha sonra ararmısın ?

İzin

Can I use your bathroom ?                                                                                                                                     (Banyonuzu kullanabilir miyim ?)

Can I ask you a question?
Bir soru sorabilir miyim ?

Can I visit you ?
Seni ziyaret edebilir miyim ?

Can I come in?
İçeri girebilir miyim ?

Can I pay by credit card?
Kredi kartıyla ödeyebilir miyim ?

Can I pay by cheque?
Çek ile ödeyebilir miyim ?

Can I sleep in here tonight?
Bu gece burada uyuyabilir miyim ?

Genelleme

Learning a language can be difficult (Yabancı dil öğrenmek zor olabilir)

All criminals can be rehabilitated (Tüm suçlular rehabilite edilebilir)

Anyone can learn to play the guitar (Herkes gitar çalmayı öğrenebilir)

An electron can never move at a speed greater than the speed of light
Bir elektron asla ışık hızından daha büyük bir hızda hareket edemez

İmkansızlık

He can’t be 55 ( O 55 yaşında olamaz)

That can’t be true ( Bu doğru olamaz)

You can’t be right (Haklı olamazsın)

Uygun Durum

I can help you on Monday (Pazartesi sana yardım edebilirim)

I can visit you next month (Gelecek ay seni ziyaret edebilirim)

Could Konu Anlatımı

Geçmiş Yetenek

Aslı could play piano when she was five.
( Aslı beş yaşında piyano çalabiliyordu.)
I could play hockey well when I was younger
Gençken iyi hokey oynardım
He couldn’t run fast at all
Hiç hızlı koşamazdı
he couldn’t ride a bike
Bisiklet süremezdi
He couldn’t ride a horse
Ata binemezdi

İzin İsteme

Could I barrow your pen ?
(Kaleminizi ödünç alabilir miyim ?)
Could I sleep here tonight?
Bu gece burada uyuyabilir miyim ?
Could I take your car ?
Arabanızı alabilir miyim ?
Could I ask you something?
Bir şey sorabilir miyim ?
Could we eat something somewhere?
Bir yerlerde birşeyler yiyebilir miyiz ?

İhtimal

You could win the lottery ( Lotoyu kazanabilirsiniz.)

Öneri

We could go to a bookstore. ( Bir kitabevine gidebiliriz.)

 Would Konu Anlatımı

Geçmişte Tekrarlanan Eylemler/Alışkanlıklar

When I was a child, I would go fishing.

(Çocukken, balık tutmaya giderdim.)

 İstek/Rica

Would you pass the bread ? (Ekmeği uzatır mısın?)

Would you close the door? There is a nasty draft.
Kapıyı kapatır mısın ? Berbat bir hava akımı var.

Plan Yapma

Would six o’clock suit you?

(Saat sekiz sizin için uygun mu ?)

 Kibar İstek    

Would you mind if I taped our conversation ? (V2)
(Konuşmamızı kaydetmemde sakınca var mı ?)
Would you mind turning the radio down? (V+ing)
(Radyoyu kapatmanda sakınca var mı ?)                                                                                                                                             

May  Konu Anlatımı

Olasılık

He may be rich. (Zengin olabilir)

It may rain tomorrow
Yarın yağmur yağabilir

The economy may change
Ekonomi değişebilir

Inflation may go up
Enflasyon yükselebilir

Italian inflation may go down
İtalya’da enflasyon düşebilir

İzin Verme

You may go now ( Şimdi gidebilirsin.)

You may try again tomorrow
Yarın tekrar deneyebilirsiniz

You may sit here
Buraya oturabilirsiniz

You may have some milk too
Biraz süt de alabilirsiniz

İzin isteme

May I borrow your glasses? (Gözlüğünü ödünç alabilir miyim?)

May I ask you something?
Size bir şey sorabilir miyim ?

May I sit down?
Oturabilir miyim ?

May I talk to you for a while?
Sizinle biraz konuşabilir miyim ?

Might Konu Anlatımı ( May’den daha az olasılık bildirir)

 Olasılık

He might be rich. (Zengin olabilir)

It might be right
Bu doğru olabilir

Öneri

You might try a nice hot cup of herbal tea ( Bir fincan sıcak bitki çayını deneyebilirsin.)

Should Konu Anlatımı

 Beklenti

The train should be here in five minutes. (Trenin beş dakikaya burada olması gerekiyor.)

 Tavsiye

You should get a haircut before the interview. (Mülakattan önce saçını kestirmelisin.)

* Yükümlülük

You should buckle your seatbelt on an airplane. (Uçakta emniyet kemerinizi bağlamalısınız.)

Görev

You should study your lessons. (Derslerine çalışman gerekiyor.)

Ought to Konu Anlatımı

Öneri/Tavsiye

You ought to stop smoking. (Sigara içmeyi bırakmalısın.)

 Beklenti

Your sister ought to help you with your homework.
(Kardeşinin ödevinde sana yardım etmesi lazım.)

Varsayım

It ought not to be difficult. ( Zor olmamalı.)

Must

Gereklilik

The application for a work permit must be made by
the sponsoring company. ( Çalışma izni için
başvurular, sponsor bir firma tarafından yapılmalı.)

Kişisel Yükümlülük

I must work now. (Şimdi çalışmalıyım.)

Kesinlik

That must be the postman. He always rings twice.
( Postacı olmalı, o daima iki kere çalar.)

Yasak

You must not swim in the pool. It is too deep for children.
(Havuzda yüzmemelisin, çocuklar için çok derin)

Mantıksal Çıkarım

He must be no more than a mile from the river
O nehirden bir milden fazla uzaklaşmış olamaz.

Shall

Öneri

Shall we go the the cinema tonight ?
( Bu gece sinemaya gidelim mi ?)

Gönüllülük

I shall close the window for you.
( Senin için pencereyi kapatacağım.)

Have to

Zorunluluk

We have to work hard. (Çalışmak zorundayız.)
Why do I have to learn math ?
(Neden matematik öğrenmek zorundayım
You have to explain the whole process to me
Bütün süreci bana açıklamak zorundasın

Need Kullanımı

Need bir semi-modal verb’dür ancak cümlede ana fiil olarak da görülebilir.
Need’i genellikle olumsuz cümlelerde bir şeyi yapmak için bir yükümlülük
ya da zorunluluk olmadığına dikkat çekmek için kullanırız. Olumlu cümlelerde
kullanımı yaygın değildir. Olumlu cümle yapısında (ancak cümleye olumsuz
anlam katan kelimelerle) no one, nothing, nobody gibi kelimelerle kullanılırlar.

Need Olumlu Cümle

Nobody need do anything
Kimsenin bir şey yapmasına gerek yok

Nobody need go anywhere
Kimsenin bir yere gitmesi gerekmiyor

Nothing need be done
Hiçbir şey yapmaya gerek yok

Need Olumsuz Cümle

Olumsuz cümle elde etmek için “Need” den sonra cümleye not eklenir.
En yaygın şekilde olumsuz cümlelerde görülür. Bir şeyi yapmak için
bir yükümlülük ya da zorunluluk olmadığına dikkat çeker.

You needn’t go to the bank.
Bankaya gitmenize gerek yok.

You need not wait
Beklemenize gerek yok

You needn’t wear a tie
Kravat takmanıza gerek yok

You needn’t wear the jacket
Ceketi giymenize gerek yok

Need Soru Cümleleri

Soru cümlesi için “Need” cümlenin başında kullanılmalıdır. Soru şeklindeki
kullanımı çok yaygın değildir ve oldukça resmi bir anlam taşır. Soru şeklinde
sadece need kullanılır. Did, do ve does kullanılmaz.

Why need I worry about them?
Neden onlar hakkında endişe etmem gerekiyor?

Why need you depart?
Neden ayrılman gerekiyor?

Need Geçmiş Zaman Kullanımı

Need’in tek başına geçmiş zaman formu yoktur. Geçmişte bir yükümlülüğün
olmadığını ifade etmek için “Didn’t need to ya da didn’t have to”
kalıpları kullanılır.

You didn’t need to live in all this luxury to be happy
Mutlu olmak için tüm bu lüks içinde yaşamana gerek yoktu

You Didn’t Need to Know
Bilmene Gerek yoktu

Needn’t Have+V3

Bu yapıyı gerçekleşmiş ama konuşmacının eylemin gerçekleşmesini
gereksiz bulduğu ifadeler için kullanmaktayız.

You needn’t have worried.
Endişe etmene gerek yoktu

You needn’t have worn a coat.
Palto giymenize gerek yoktu

Past Modals Konu Anlatımı

Geçmişte çeşitli nedenlerden dolayı
yapılamayan ifadelerin anlatımında kullanılır.

Should+Have+Past Participle (V3)
You should have been with me when I was alone
Ben yanlızken yanımda olmalıydın

You should have made a U-turn
U dönüşü yapman lazımdı (gerekirdi)
I don’t know. Maybe. We should have known.
Bilmiyorum, belki bilmemiz gerekirdi.

Could+Have+Past Participle (V3)

Geçmişte değişik şekilde yapılabilecek
ihtimalleri anlatırken kullanılır.

You could have listened to me
Beni dinleyebilirdin

You could have forgiven her
Onu affedebilirdin

“You could have called me,” she said
“Beni arayabilirdin” dedi

You could have explained to her
Ona açıklayabilirdin

You couldn’t have known anything like this would happen
Böyle bir şeyin olacağını bilemezdin

Would+Have+Past Participle (V3)

Geçmişe dönük koşul ifadelerinde kullanılır.
Could Have’ e göre daha çok kesinlik ifade eder.

If she hadn’t gone to the doctor, she would have been very ill
Doktora gitmemiş olsaydı, çok hasta olurdu

She would have been very angry if she knew
Bilseydi çok kızardı.

I would have invited her if I had known
Tanısaydım onu davet ederdim.

 

Can’t have + past participle (V3)

Can’t have + past participle’ı geçmişte olması olanaksız
durumların anlatımında kullanmaktayız.

My mother can’t have gone to the market
Annem markete gitmiş olamaz ( Gitmediğine eminim)

They can’t have gone too far
Çok uzağa gitmiş olamazlar

The thief can’t have escaped by car. The keys are here
Hırsız araba ile kaçmış olamaz. Anahtarlar burada

He can’t have meant it
Onu demek istemiş olamaz/Bunu kastetmiş olamaz

You can’t have forgotten that!
Bunu unutmuş olamazsın.

Modals ile Passive Voice (Edilgen Çatı)

Modals yardımcıları ile Passive yapıda bir cümle
oluştururken öncelikle cümlenin başına bir Object
getirmeliyiz. Daha sonra should, may, must, can,
could, ought to kullanılır. Fiil daima V3 olmalıdır.
Object + should, may, must, can, could, ought to+ be+verb3

The parcel should be sealed with tape.
Paket bantla kapatılmalıdır.

The mail may be rejected.
Posta reddedilebilir.

The can must be tested to a pressure of fifteen pounds per square inch.
Teneke kutu, inç kare başına on beş poundluk bir basınca göre test edilmelidir.

The objection can be made in the hope of negotiating a lower price.
Itiraz, daha düşük bir fiyat görüşmesi umuduyla yapılabilir.

The man could be sentenced to a maximum of three years in the state prison.
Adam devlet cezaevinde azami üç yıla mahkûm edilebilir.

The house ought to be painted.
Evin boyanması gerekiyor.

 

Simple Past Tense Detaylı Anlatım

Simple Present Tense Detaylı Anlatım

Tüm Dersler Test

INGİLİZCE KONU ANLATIMI

 

İngilizce Ders Kitabımızda konu anlatımları ve testler belirli aralıklarla güncelleniyor..