Simple Past Tense

preposition

 

SİMPLE PAST TENSE KONU ANLATIMI  YKS  LYS  YDS

İngilizcederskitabi.com‘da Simple Past Tense zaman zarfları, simple past tense olumlu, olumsuz cümleler, olumlu ve olumsuz soru örnekleri, Simple Past  Tense alıştırmalar ve cevapları, Past Simple be fiili (was were )konularını detaylı şekilde bulabilirsiniz. Simple Past Tense’i basit cümleler vererek anlattık. Ayrıca Simple Past Tense bağlaçları When/While konusuna da sayfamızda yer verdik. Simple Past Tense When/While cümlelerinin üzerinde durmanızı tavsiye ederiz. Kullanmış olduğumuz  Simple Past Tense cümleleri 7. sınıf konuları için uygundur.

1-

2-

3-

4-

5-

6-

7-

8-

9-

10-

“Di” li Geçmiş Zaman

Dilimizdeki karşılığı “di’li geçmiş” zaman’dır. Geçmişte belirli bir zamanda başlamış ve           bitmiş eylemlerin ifadesinde bu zamanı kullanıyoruz. Cümlede özel bir zaman (dün,         önceki gece vb.) geçmese bile, cümleden konuşmacının, olayın geçtiği belirli zamanı
bildiği düşünülür. Bu zamanın bütün öznelerde kullanılan yardımcı fiili Did’dir. Bir                   anlatımda, birbirini takip eden eylemlerin ifadesinde de bu zaman kullanılmaktadır.

Geçmiş zaman için kullanılan Present Perfect ve Simple Past Tense
arasındaki en temel fark, Simple Past Tense (Di’li Geçmiş Zaman)’da
eylemin zamanı (geçen sene, iki yıl önce v.b) ve detaylarının vurgulanmasıdır.

I called her one minute after I finished talking with Berk.
Berk ile konuşmayı bitirdikten bir dakika sonra onu aradım.

Simple Past Tense’in Kullanıldığı Durumlar

1) Geçmişte tamamlanmış eylemler
2) Birbirini takip eden tamamlanmış eylemler
3) Geçmişte başlamış ve bitmiş bir sürecin ifadesinde
4) Geçmişte bitmiş alışkanların ifadesinde
5) Şu anda geçerli olmayan geçmiş gerçek ve genellemelerde

Fiilin Simple Past Hali Ne Demek ?

Bu zamanda olumlu düz cümle kuracağımız zaman daima
aşağıdaki listeden fiilin V2 olanlarını kullanıyoruz.
Bu sebeple fiillerin Simple Past hallerini mutlaka
öğrenmemiz gerekiyor.

Infinitive (Mastar)
V1
Simple Past
V2
Past Participle
V3
 
awake:uyandırmakawokeawoken
arise: ortaya çıkmak arosearisen
be: olmakwas- werebeen
bear: dayanmakboreborn
beat: dövmek, vurmak beatbeaten
become: olmak becamebecome
begin: başlamakbegan begun
bend: eğmek, eğilmekbentbent
bet: bahse girmekbetbet
bid: teklif vermekbidbid
bind: bağlamak, ciltlemek bound bound
bite : ısırmak, sokmak bitbitten
bleed: kanamakbledbled
blow: üflemek, esmek blewblown
break: kırmak, ara vermek brokebroken
bring: getirmekbrought brought
broadcast: yayın yapmakbroadcastbroadcast
build: inşa etmek builtbuilt
burn: yakmak, yanmakburned/ burntburned/ burnt
burst: patlamakburstburst
buy: satın almakboughtbought
cast: fırlatmak, atmakcastcast
catch: yakalamak caughtcaught
choose: seçmek chosechosen
come: gelmek camecome
cost: tutmak costcost
creep: sokulmakcreptcrept
cut: kesmekcutcut
daydream:hayal kurmakdaydreamed/daydreamtdaydreamed/daydreamt
deal : ilgilenmekdealtdealt
dig: kazmakdugdug
do: yapmakdiddone
draw: çizmek drewdrawn
dream: rüya görmekdreamed/ dreamtdreamed/ dreamt
drive: sürmek drovedriven
drink: içmek drankdrunk
eat: yemekate eaten
fall: düşmekfell fallen
feed : beslemekfedfed
feel: hissetmekfeltfelt
fight: savaşmakfoughtfought
fling : fırlatmak flungflung
find: bulmakfoundfound
fly: uçmak flewflown
forget: unutmak forgotforgotten
forgive: affetmekforgave forgiven
freeze: donmak frozefrozen
get: almakgotgot ( gotten)
give : vermekgavegiven
go: gitmek wentgone
grow: büyümek grewgrown
handwrite : el ile yazmakhandwrotehandwritten
hang: asmak hunghung
have: sahip olmak hadhad
hear: duymak heardheard
hide : saklamak hidhidden
hit: vurmakhithit
hold: tutmakheldheld
hurt: acıtmak-hurthurt
inlay: kakmak inlaidinlaid
input: bilgisayara girmek (bilgi) input/inputtedinput/inputted
keep: tutmak keptkept
kneel: diz çökmek knelt/kneeledknelt/kneeled
knit: örmekknitted/knit knitted/knit
know: bilmek, tanımakknew known
lay: yatmaklaidlaid
lead: öncülük etmekleaned/leant leaned/leant
lean: eğilmek lain lain
learn: öğrenmeklearned/learntlearned/learnt
leave: ayrılmakleftleft
lend: borç vermek lent lent
let: izin vermekletlet
lie: yalan söylemek laylain
lose: kaybetmek lost lost
make: yapmakmademade
mean: kastetmek meantmeant
meet: karşılaşmak metmet
misunderstand: yanlış anlamak misunderstood misunderstood
misspell : imla hatası yapmakmisspelled/misspelt misspelled/misspelt
pay : ödemekpaidpaid
put: koymakputput
read: okumakreadread
ride : sürmekroderidden
ring : çalmak rangrung
rise : yükselmek roserisen
run : koşmak ranrun
say: söylemeksaid said
see: görmek sawseen
sell : satmaksoldsold
send: göndermeksentsent
show: sahnelemekshowed showed/ shown
shut: kapamakshutshut
sing : söylemek sangsung
sit: oturmaksatsat
sleep: uyumak sleptslept
speak: konuşmak spokespoken
spend: harcamakspentspent
stand: ayakta durmak stood stood
swim: yüzmek swamswum
take : almak tooktaken
teach: öğretmektaughttaught
tear : yırtmaktoretorn
tell: söylemektoldtold
think: düşünmekthoughtthought
throw: fırlatmak threwthrown
understand: anlamak understoodunderstood
wake: uyanmak wokewoken
wear: giymek woreworn
win: kazanmakwonwon
write: yazmak wrotewritten

Simple Past Olumlu Cümle
Affirmative

Özneden sonra fiilin ikinci hali (Verb2) kullanılır, daha
sonra cümlenin diğer bileşenleri gelir.

I went                  (Gittim)
You went            (Gittin)
He went              (Gitti)
It went                (Gitti)
She went           (Gitti)
We went             (Gittik)
They went         (Gittiler)

Örneklerle konuya daha yakından bakalım. Leonardo painted the Mona Lisa.
(Mona Lisa’yı Leonardo yaptı.) Paint fiili boyamak, resmetmek anlamındadır, fiilin
ikinci halini gerçekleştirmek için sonuna –ed takısı gelmiştir.
I went to the cinema yesterday. (Dün sinemaya gittim.)
Go fiili gitmek anlamındadır, ikinci hali went olduğundan, go fiili burada went olarak               kullanılmıştır.

We went to the library.
(Kütüphaneye gittik.)
They played tennis.
(Tenis oynadılar.)

Simple Past Olumsuz Cümle
Negative

Özne, yardımcı fiil, not (olumsuzluk eki), fiilin birinci
hali kullanılır. Sonra cümlenin diğer bileşenleri gelir.
Did not Didn’t olarak kısa şekilde kullanılabilir.

Özne+Did+Not+Fiilin 1.hali
Özne+Didn’t+Fiilin 1. hali

I did not go (Gitmedim)              I didn’t go (Gitmedim)
You did not go (Gitmedin          You didn’t go (Gitmedin)
He did not go (Gitmedi)             He didn’t go (Gitmedi)
She did not go (Gitmedi)          She didn’t go (Gitmedi)
She did not go (Gitmedi)          She didn’t go (Gitmedi)
We did not go (Gitmedik)         We didn’t go (Gitmedik)
They did not go (Gitmediler) They didn’t go (Gitmediler)

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için ilk önce olumlu
cümleyi kullandık. Dikkat edilirse ilk cümledeki fiil
(went) 2. Halde bulunurken, olumsuz cümlede önce
did not gelmiş ve fiil, go olarak 1. halinde.

We went to the library.
(Kütüphaneye gittik.)
We did not go to the library.
(Kütüphaneye gitmedik.)
They played tennis. (Tenis oynadılar)
They did not play tennis.
(Tenis oynamadılar.)

Simple Past Soru Cümlesi
Interrogative

Soru cümlelerinde önce yardımcı fiil (Did) başa getirilir, sonra özne ve fiil gelir. Olumlu ve olumsuz soru cümlelerinde fiil daima 1. Halinde (V1) olmalıdır. Did +Özne+Fiilin 1.hali.

Did I go ?         (Gittim mi ?)
Did you go ?   (Gittin mi ?)
Did he go ?      (Gitti mi ?)
Did it go ?        (Gitti mi ?)
Did she go ?   (Gitti mi ?)
Did we go ?    (Gittik mi ?)
Did they go ? (Gittiler mi ?)

Simple Past Olumsuz Soru
Interrogative

Olumsuz soru cümlelerinde önce yardımcı fiil (Did) başa getirilir, sonra özne, not                       (olumsuzluk eki) ve fiil gelir. Olumlu ve olumsuz soru cümlelerinde fiil daima
1. Halinde (V1) olmalıdır. Did +Özne+Not+Fiilin 1.hali Didn’t +Özne+Fiilin 1. Hali
Yukarıdaki iki ifade de doğrudur. 2. Cümlede sadece did not’ın kısa şekli kullanılmıştır.           Bu kullanım konuşma dilinde yaygındır.

Did I not go ? (Gitmedim mi ?)              Didn’t I go ? (Gitmedim mi ?)
Did you not go? (Gitmedin mi ?)          Didn’t you go? (Gitmedin mi ?)
Did he not go? (Gitmedi mi ?)                Didn’t he go? (Gitmedi mi ?)
Did it not go? (Gitmedi mi ?)                  Didn’t it go? (Gitmedi mi ?)
Did she not go? (Gitmedi mi ?)              Didn’t she go? (Gitmedi mi ?)
Did we not go? (Gitmedik mi ?)             Didn’t we go? (Gitmedik mi ?)
Did they not go? (Gitmediler mi)          Didn’t they go? (Gitmediler mi ?)

Detaylı olarak Simple Past Tense’ i anlattık. Ancak anlatmak
istediğimiz önemli bir konu daha var ki, yeni başlayanların
hayli kafasını karıştırmakta.

Dili Geçmiş Zamanda cümlenin kurulumunu şu şekilde anlattık

Özne + Fiilin 2. Hali + Nesne

He met his wife in 1995 (meet)
Eşiyle 1995 yılında tanıştı

He ate all of the cookies (eat)
O bütün kurabiyeleri yedi

Peki “Evdeydim” demek istiyoruz. Nasıl söyleyebiliriz ?
Fiilin 2. halini almamız gerekiyor. Fiilimiz ne ?
Evde olmak diye bir fiil yok. Bu kullanımı “To be”
fiilini kullanarak ve onun 2. şeklini alarak yapabiliriz.

Am              Was
Is                 Was
Are             Were

I am at home dersek, evdeyim
I was at home dersek, evdeydim (Dili Geçmiş)
They were at home (evdeydiler)

Şimdi aşağıdaki cümleyi inceleyelim

He knew I was in trouble ( O başımın belada olduğunu biliyordu)
İki tane Dili Geçmiş yapıda cümlemiz var.

He knew ( O biliyordu) (know fiilinin 2. hali kullanılmış)
Diğer cümlemizde ise to be fiilinin (am, is, are) 2. şekli bulunmakta
yani was;

I was in trouble ( başım beladaydı)
I am in trouble der isek şu şekilde olur (başım belada)

I was in the office (ofisteydim)
My key was in your house (Anahtarım sizin evdeydi)

Birbirini Takip Eden Eylemler

we woke up early and went to the train station
Erkenden uyandık ve tren istasyonuna gittik

I cleaned the balcony and watered the flowers
Balkonu temizledim ve çiçekleri suladım

She cooked the meal and served it
Yemeği pişirdi ve servis etti

I watched TV and slept two hours
Televizyon izledim ve iki saat uyudum

I made a salad and then went shopping
Salata yaptım ve daha sonra alışverişe gittim

She was at home, and heard a crash from the upstairs room
Evdeydi ve üst kattaki odadan bir gürültü duydu

Geçmişteki Gerçeklik

Geçmişteki Gerçeklik

He was very shy as a child, but nobody ever knew it.
Çocukken çok utangaçtı, ama kimse bunu bilmiyordu.
Berk didn’t like yogurt before
Berk daha önce yoğurttan hoşlanmazdı
The guitar was a science for them and they loved to study it.
Gitar onlar için bir bilimdi ve üzerinde çalışmaya bayılıyorlardı
We didn’t have electricity in our village
Köyümüzde elektrik yoktu

Simple Past Tense’de Have ve Had Kullanımı

I have a headache (Başım ağrıyor)
I had a headache ( Başım ağrıdı)

Yukarıdaki ifadelerin ilkinde (Başım ağrıyor)
Geniş Zaman kullanılmış ve geniş zamanda fiil
birinci halinde kullanıldığından fiil have’dir.
Burada fiil olarak kullanılan Have, Present Perfect
Tense yardımcı fiili Have ile karıştırılmamalıdır.
İkinci ifadede ise ( Başım ağrıdı) kişi başının daha
önceki bir zamanda ağrıdığını ifade edebilmek için
Have fiilini, bu fiilin 2. hali ile değiştirmiş ve
Had kullanmıştır (Simple Past). Bu ifadede kullanılan
Had Past Perfect Tense yardımcı fiili Had ile karıştırılmamalıdır

Simple Past Tense’de Was -Were Kullanımı

Aşağıdaki cümlelere göz atalım

We were innocent
We were waiting for them

He was late
He was swimming in sunlight again

Yukarıdaki cümlelerden hangisi Simple Past Tense formunda oluşturulmuş ?
Dört cümlede de was-were bulunmakta. Aralarında bir fark var mı ?
Burada dikkat etmemiz gereken şey, was-were kullanımından sonra cümlede
ne kullanılmış olduğu. Cümlede was-were sonrasında bir fiil (cümlelerde
kırmızı ile gösterilmiştir) kullanılmış ve fiilden sonra “İng” takısı
bulunuyor ise cümle Simple Past Tense değil Past Continuous Tense’dir.

Simple Past Tense Zaman Zarfları

Frequently, never, always, seldom, often, occasionally, once, twice,
thrice gibi zaman zarflarını Simple Past Tense ile kullanabiliriz.

We frequently visited them at their home
Onları sık sık evlerinde ziyaret ettik

Aşağıdaki cümlede cümleyi olumsuz yapmak için kullandığımız yardımcı fiil ve Not olumsuzluk eki yok çünkü cümlede NEVER kullanılmış.

I never saw her again
Onu bir daha hiç görmedim

I always told you not to talk nonsense
Sana her zaman saçma sapan konuşmamanı söyledim

He often went to the kitchen
Sık sık mutfağa gitti

Simple Past Tense’de Düzenli/Düzensiz Fiil Kullanımı

İngilizce’de çoğu fiil Regular(düzenli)’dır. Peki bir fiilin regular(düzenli) olması
ne anlama geliyor? Aşağıdaki fiilleri inceleyelim.

Düzenli Fiiller

İngilizce düzenli fiiller sonlarına  “D” ya da “ED” takısı alan fiillerdir. Bu fiillerin
sonuna sadece “D” ya “ED” takısı getirerek onları Simple Past haline getirebiliriz.

Fiilin yalın biçimi, sessiz bir harfle bitiyorsa, sonuna “ED” ekliyoruz.
Sonu “E” ile bitiyorsa, fiilin sonuna sadece “D” ekliyoruz. Eğer fiil “Y” ile bitiyor ise
ve “Y” öncesinde sesli bir harf bulunuyorsa yine sonuna “ED” gelir, ancak fiilin sonundaki
“Y” öncesinde bir sessiz harf varsa, “Y” kaldırılıp “İED” ekliyoruz.

We played (fiil play) y öncesinde sesli
We walked (fiil walk) sonu sessiz
He smiled (fiil smile) sonu e
He hurried (fiil hurry) y öncesinde sessiz

Play (oynamak)
Laugh (gülmek)
Walk (yürümek)
Hurry(acele etmek)

Şimdi kısaca hatırlayalım. Simple Past Tense’de cümle olumsuz ya da soru halinde ise
fiil yalın halinde (yani 1.halinde) kullanılır. Ancak cümlemiz olumlu ise fiilin 2.
halini kullanmamız gerekir. İşte fiilin bu 2. halini kullanırken fiilin düzenli ya da
düzensiz olduğunu biliyor olmamız gerekir. Düzenli fiilleri 2. haline getirebilmek için
fiilin sonuna “D” ya da “ED” eklememiz gerekir.

She laughed
We walked
He smiled

Düzenli fiilleri 2. halinde kullanmak düzensiz fiillere göre daha kolay diyebiliriz. Çünkü
Düzensiz fiillerin 2. halinin ne olduğunu mutlaka daha önceden öğrenmiş olmamız gerekiyor. Örnek vererek açıklamaya çalışalım.

Go (gitmek) 2.Hali Went
Do (yapmak) 2.Hali Done

Gittim (I went) ya da yaptım ( I did) diyebilmemiz için “Went” ve “Done” ı biliyor olmamız
mutlaka şart.Düzensiz fiillere çalışmak için buraya tıklayın.

Simple Past Tense Alıştırmalar ve Cevapları

Did you call her?
Onu aradın mı ?

When did you fall in love?
Ne zaman aşık oldun ?

When did you know?
Ne zaman öğrendin

When did you learn to drive?
Araba sürmeyi ne zaman öğrendin ?

Where did you go to high school?
Liseye nerede gittin ?

When did you graduate from high school?
Liseden ne zaman mezun oldunuz ?

When did you first see her?
Onu ilk kez ne zaman gördünüz ?

When did you last speak to him?
Onunla en son ne zaman konuştunuz ?

What did you do today ?
Bugün ne yaptın ?

What did you do in class today ?
Bugün sınıfta ne yaptın ?

What did you find out ?
Ne buldun ?

Where did you lose it ?
Onu nerde kaybettin ?

Where did you go ?
Nereye gittin ?

Where did you get that idea ?
Bu fikri nerden aldın ?

Why did you do that ?
Bunu neden yaptın ?

Why did you choose this number?
Bu sayıyı neden seçtin ?

When did you grow a mustache?
Ne zaman bıyık bıraktın ?

Where were you ?
Neredeydin ?

Why was he so popular in school?
Neden okulda çok popülerdi ?

SİMPLE PAST TEST ÇÖZ

DETAYLI PRESENT CONTİNUOUS ANLATIMI

DETAYLI SİMPLE PRESENT ANLATIMI

TEOG KONU ANLATIMI

INGİLİZCE KONU ANLATIMI

SIKLIK ZARFLARI KONU ANLATIMI

TÜM TESTLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.